Randevu Al Bizi Arayın+90 212 385 31 00

Sıkça Sorulan Sorular

Kemoterapi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kemoterapi Nedir?
Kemoterapi ilaç kullanımı yoluyla kontrolsüz çoğalan ve istenmeyen kanserli hücrelerin yok edilmesidir. Cerrahi ve ışın tedavisi (radyoterapi) ile birlikte tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. Pek çok kemoterapi türü vardır , kemoterapi sırasında hissettiklerinizin bir başkasının deneyiminden çok farklı olabilir.
Kemoterapi kim tarafından uygulanır?
Kemoterapi ile ilgilenen bilim dalına medikal onkoloji veya tıbbi onkoloji, bu aanda çalışan doktora medikal onkolog (tıbbi onkolog) denir. Medikal onkoloji ayrı bir uzmanlık dalıdır; medikal onkolog tümör tedavisi konusunda uzmanlanmış bir iç hastalıkları uzmanıdır. Tümör tedavisi bir ekip işidir ve mutlaka bu ekibin tüm üyelerinin bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, cerrah ve radyoloji uzmanı bu ekibin vazgeçilmez elemanlarıdır. Kemoterapi uygulaması bu konuda deneyimli ve eğitimli kemoterapi hemşireleri tarafından yapılır.
Kemoterapi uygulamasında amaç nedir?
Tümörün cinsine ve hastanın özelliklerine göre değişik nedenlerle kemoterapi uygulanabilir. Tümörü tamamen yok etmek ve hastayı iyileştirmek için, Tümörün yayılmasını engellemek veya gerilemesini sağlamak için, Tümörün sebep olduğu belirtileri yok etmek için kemoterapi uygulanır. Kemoterapi tek başına, ya da başka tedavilerin yanı sıra verilebilir. Diğer tedavilerin daha faydalı olmasına yardımcı olabilir. Kemoterapi, ameliyattan önce veya sonra, radyoterapi sırasında, öncesinde ve sonrasında verilebilir , ya da kemik iliği hücre transplantasyonundan önce yapılabilir.
Kemoterapi sırasında başka ilaçlar kullanılabilir mi?
Genel kural olarak kemoterapi başka sebeplerle (şeker hastalığı , yüksek tansiyon , kalp hastalığı , ağrı kesiciler ) ilaç kullanmaya engel değildir. Ancak bu ilaçlar konusunda doktorunuzla görüşmeniz şarttır. Tedavi sırasında aspirin içeren ağrı kesici ve ateş düşürücüler almayın. Hastaneye yatmak için gelirken bu tür ilaçlarınızı yanınızda getirin.
Tedavi sırasında nasıl hissedeceksiniz?
Her insan ve her tedavi farklıdır, dolayısıyla nasıl hissedeceğinizi kestirmek kolay değildir. Bazı kişiler normal yaşantılarına devam ederken, diğerleri daha yorgun hissedebilirler. Günümüzde, kemoterapinin yan etkilerinden çoğu kontrol edilebilmektedir.
Kemoterapi niçin yan etki yapar?
Kemoterapi ilaçları istenmeyen hücreleri yok ederken vücudun normal hücrelerini de etkiler. Kemoterapiden en çok etkilenen normal vücut hücreleri, kemik iliği, mide-bağırsak sistemi ve saç kökü hücreleri gibi en hızlı bölünen hücrelerdir. Bu nedenle en sık rastlanan yan etkiler yorgunluk, bulantı, kusma ve saç dökülmesidir. Ancak, bu etkiler sizde mutlaka görülecek diye kendinizi şartlandırmayın. Yan etkiler kullanılan ilaca sizin vücudunuzun bireysel tepkisidir. Bu nedenle her hasta için belirli bir yan etkiye ilişkin bir tahminde bulunmak güçtür. Bir kemoterapi uygulaması sonrası gözlemlediğiniz bir yan etkinin bir sonraki uygulama sonrası aynı olmadığını görebilirsiniz.
İştahsızlık
Kemoterapi tedavisi sırasında iştahınız azalabilir. Bu durum, kilo kaybına, halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir. İştahınızı açmak için aşağıdaki önerileri dikkate alın: - Değişik menüler deneyerek yiyeceğe karşı ilginizi hayatta tutun. - Aileniz ve arkadaşlarınızla beraber huzurlu ortamlarda yemek yiyin. - Proteinli yiyecekleri (et, peynir, gibi) tercih edin. Yemek aralarında yüksek kalorili ve proteinli besinleri yemeye çalışın. - Tat alma duyusundaki değişiklikleri önlemek için farklı soslar kullanın. - Eğer yemeğiniz size metalik bir tat veriyorsa, plastik çatal ve kaşık kullanarak bu duyguyu yenmeye çalışın. - İştahınızı kapatan ağız yarası, bulantı gibi sorunlar varsa bunları gidermeye çalışın. - Kendinizi iyi hissettiğiniz dönemlerde besin değeri yüksek gıdalarla beslenip güç toplayın. - İştahınız olmasa da yemek yemeniz gerektiğini unutmayın.
Saç dökülmesi
Saç dökülmesi geçici bir yan etki olarak kemoterapi tedavisinin başlangıcından 2-3 hafta sonra başlar. Verilen kemoterapi ilacının cinsi ve dozuna bağlıdır. Kemoterapi tedavisinin sonunda saçlar tekrar çıkar. Saç rengi ve yapısında değişiklikler olabilir, ama bu da bir süre sonra kendiliğinden düzelir.Bu durumun ruhsal dengenizi bozmasına izin vermeyin. Peruk, bandana , şapka gibi aksesuarlarla geçici çözümler üretebilirsiniz.
Yutkunma zorluğu ve ağız yaraları
Ağız içi ve yemek borusundaki hücrelerin yenilenmemesi, vücudun mikroplara karşı daha duyarlı olması, yetersiz sıvı alımı, ağız bakımının iyi olmaması gibi nedenlerden ötürü kemoterapi esnasında ağız ve boğaz mukozasında mukosit adı verilen yaralar açılabilir. Bu yaralar, enfeksiyon kapmaları halinde büyük tehlike yaratırlar. Bununla ilintili olarak, ağız kuruluğu, çiğneme ve yutkunma güçlüğü oluşabilir. Bazen, eklenen mantar enfeksiyonları da pamukçuk adı verilen beyaz lekelere neden olabilir, boğaz ve ağızdaki hassasiyeti artırabilir.
Cinsellik ve üreme sistemindeki değişiklikler
Kemoterapi ilaçlarının bazıları cinsellik ve üreme fonksiyonlarını etkileyebilir; - Üreme sistemi işlevini baskılayarak, kullanılan ilaca bağlı erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir. - Kadınlarda adet düzensizliği veya kesilmesi olabilir , bu durum kullanılan ilaca bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Kanser tedavisi sırasında hamilelik önerilmez, dolayısıyla korunmakta fayda vardır. Doktorunuza danışarak uygun doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanın. - Normal cinsel hayatınıza devam edebilirsiniz. Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir ve kesinlikle cinsel yoldan bulaşmaz.
Cilt ve tırnaklarda değişiklikler
Bazı kemoterapi ilaçları ciltte renk değişimine, kızarıklık, tahriş, kaşıntı, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunlarına yol açabilir. Tırnaklarda renk değişimi ve kırılma oluyorsa, doktorunuza bildirin ve onun önerileri doğrultusunda önlem alın.
İdrar Değişiklikleri
Kemoterapi ilaçlarının bazıları mesane ve böbreklerin işleyişinde değişikliklere yol açabilir. İdrarda renk değişimi, ağrılı ve kanlı idrar yapma, çok sık idrara çıkma, titreme ve ateş olması durumlarında acilen doktorunuza haber verin. Bol sıvı tüketmeniz bu sıkıntıların atlatılmasında faydalı olacaktır.
Kemoterapi tedavisi sırasında beslenme
Tedavi sırasında iyi beslenmek önemlidir. İyi beslenme tedavinin yan etkileri ile başa çıkabilmeyi, enfeksiyondan korunmayı ve dokuların iyileşmesini kolaylaştırır. İyi beslenmek tüm besin öğelerini içeren dengeli bir besin programı uygulamak demektir. Hazmı kolay bol protein ve vitamin içeren, ishal veya kabızlık yapmayan bir beslenme önerilir.

Radyoterapi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Radyoterapi ile ilgi temel bilgiler
- Radyoterapi ağrısızdır. - Harici Radyoterapi sizi radyoaktif yapmaz. Vücudunuzda radyasyon taşımazsınız. - Radyoterapi genellikle hafta sonları hariç haftanın her günü yapılır. - Radyoterapi seansının birkaç dakika ile yarım saat arasında sürebilir. Radyoterapi seanslarının uzunluğu hizmet aldığınız merkezde kullanılan cihazın özelliklerine bağlı olarak değişir. Merkezimizde kullanılan TrueBeam STX teknolojisi ile bu süre 2-3 dakikaya kadar düşebilmektedir. Tedavi seanslarında hazırlık aşamaları vb. için yaklaşık 30 dakika ayırmalısınız. - Radyoterapi esnasında dengeli bir beslenme ve bolca dinlenme önerilir. - Cildin Radyoterapiye mruz kalan bölgesi hassaslaşabilir ve kolay tahriş olabilir. - Radyoterapinin yan etkileri genellikle geçicidir ve vücudun tedavi edilen bölgesine bağlı olarak değişir.
Radyoterapi nedir?
Radyoterapi yüksek enerji dalgalarından oluşan ışınların vücudun bir kısmına nüfuz etmesi ile gerçekleştirilen bir tedavidir.
Radyoterapi nasıl etki eder?
Yüksek dozlu radyasyon hücrelerin büyümesini önler veya hücreleri öldürür. Kanserli hücreler çoğu normal hücreden hızlı bölündüğü ve büyüdüğü için, radyoterapi birçok kanser türünün tedavisinde başarılı sonuç verir. Bu esnada normal hücreler de radyasyondan etkilenir ancak çoğu radyasyonun etkilerinden kurtulur. Sağlıklı hücreleri korumak için doktorlar hastaya verilen radyasyon dozunu sınırlar ve tedaviyi zamana yayar. Bunun yanı sıra radyasyonu kanserli bölgeye yönlendirirken, sağlıklı hücreleri mümkün olduğunca korumak için çeşitli yöntemler kullanılır.
Radyoterapinin amaçları ve faydaları nelerdir?
Radyoterapinin amacı sağlıklı hücrelere mümkün olduğunca az zarar vererek kanserli hücreleri öldürmektir. Radyoterapi vücudun neredeyse her yerindeki birçok çeşit kanseri tedavi etmek için kullanılabilir. Radyoterapi cerrahi yöntemlere benzer olan lokal bir tedavi yöntemidir, vücudun belli bir bölümündeki kanserli hücreleri hedef alır. Bazen hekimler tedavi sonuçlarını iyileştirmek için radyoterapiyi kemoterapi gibi vücudun tamamına ulaşan tedavi yöntemleri (sistemik tedaviler) ile beraber kullanmayı tercih eder.
Radyoterapinin riskleri nelerdir?
Kanser hücrelerine zarar veren veya hücreleri öldüren kısa ve yüksek dozlu radyasyon ışını sağlıklı hücrelere de zarar verebilir, hatta bu hücreleri öldürebilir. Işının normal hücreler üzerindeki bu etkisi tedavinin yan etkilerine yol açar. Radyoterapinin çoğu yan etkisi iyi bilinmektedir. Bu yan etkiler, doktor ve hemşirenizin yardımı ile kolayca ortadan kaldırılabilir. Yan etkilerin riski genelde kanser hücrelerini öldürmenin faydalarından daha hafiftir.
Radyoterapinin yan etkileri nelerdir?
Harici radyoterapi vücudunuzun radyoaktif olmasına yol açmaz. Bu nedenle, tedaviniz süresince diğer insanlarla aynı ortamda bulunmaktan sakınmanıza gerek yoktur. Radyoterapinin çoğu yan etkisi, tedavi edilen alanla ilgili ortaya çıkar. Birçok hastada neredeyse hiç yan etki görülmez. Doktor ve hemşireniz size olası yan etkiler ve ne yapmanız gerektiği hakkında bilgi verecektir. Radyoterapinin yan etkileri her ne kadar hoş olmasa da, genellikle ciddiyet arz etmez ve genelde ilaç tedavisi ve diyet değişiklikleri ile kontrol edilebilir. Radyoterapi değişik kan hücrelerinin sayısını azaltabilmektedir. Bazı durumlarda, tedavi edilen bölgeye bağlı olarak, kanınızda alyuvar, akyuvar ve trombosit sayısını ölçtürmek için rutin kan sayımı yaptırmanız gerekebilir.
Terapi esnasında kendinize bakmak için neler yapabilirsiniz?
Her hastanın vücudu radyoterapiye farklı yanıt verir. Radyoterapi gören hemen hemen her hastanın, kendi sağlığını koruması ve tedaviye ek fayda sağlaması için kendilerine ekstra özen göstermesi gerekir. Akılda tutulması gereken bir takım genel kurallar şöyledir: - Tedaviye başlamadan önce doktorunuzu kullandığınız her türlü ilaç ve varsa alerjileriniz ile ilgili bilgilendirin. - İyi beslenme çok önemlidir. - Vitamin destekleri ve bitkisel ürünler kullanmadan önce doktorunuza danışın. - Vücudunuzun tedavi edilen bölgesinde giysilerinizin sizi sıkmamasına özen gösterin. - Tedavi edilen bölgenin derisine nazik olun.
Yan etkiler herkes için aynı mıdır?
Radyoterapinin yan etkileri bir hastadan diğerine değişiklik gösterir. Tedaviniz esnasında hafif sayılabilecek yan etkiler yaşayabileceğiniz gibi, hiç yan etki hissetmemeniz de mümkündür. Radyoterapinin en sık görülen ilk yan etkileri, halsizlik ve deride değişimlerdir. Bu yan etkiler vücuttaki her türlü tümörün tedavisinde belirebilir. Diğer yan etkiler vücudunuzun hangi bölgesinin tedavi edildiğine göre değişebilir. Örneğin baş bölümünde yapılan radyoterapi geçici veya kalıcı saç dökülmesine neden olabilir. Tedavi mide, bağırsaklar veya ağız bölümü ile ilgili ise iştahınız azalabilir. Bununla birlikte bir çok yan etki geçicidir. Bu esnada rahatsızlığı azaltmanın çeşitli yolları bulunmaktadır.
Halsizliğin nedeni nedir?
Yorgun ve enerjisiz hissetmek, yani halsizlik, kanser hastalarının çoğu tarafından belirtilen en yaygın yan etkidir. Bunun tam nedeni her zaman belli olmayabilir. Kan hücrelerinin sayısının azalması, uykusuzluk, ağrı, iştahsızlık da halsizliğe yol açabilir. Birçok kişi radyoterapinin ilk birkaç haftasının ardından yorgun hissetmeye başlar. Radyoterapi esnasında vücut iyileşmek için fazla miktarda enerji harcar. Hastalığınız ve radyoterapi için günlük seyahatleriniz ve radyasyonun sağlıklı hücreleriniz üzerindeki etkisi nedeni ile de yorgun hissedebilirsiniz. Bitkinliğiniz ve yorgunluğunuz tedavinizin bitmesinden sonra yavaş yavaş kaybolacaktır. Yorgun hissettiğinizde fiziksel aktivetelerinizi azaltın ve boş zamanlarınızı dinlenmeye ayırın. Bazen yürüyüş gibi hafif egzersizler yorgunluğunuzu üzerinden atmakta yardımcı olabilir. Eğer tam zamanlı bir işte çalışıyorsanız aynı temopoyu korumak isteyebilirsiniz, ancak bazı hastalar radyoterapi esnasında izin kullanmayı veya çalışma saatlerini azaltmayı seçerler. Her iki durumda da aile bireylerinizden size günlük işlerinizle ile ilgili destek istemeniz önerilir.
Cildinize nasıl bakmalısınız?
Nadiren tedavi edilen bölgede kızarıklık veya tahriş olabilir, deriniz yanık veya bronzlaşmış bir görüntü alabilir. Tedaviye başladıktan bir kaç hafta sonra deriniz çok kuru bir hal alabilir. Doktorunuzdan kaşınmaya ve acıya karşı yardımcı olacak ek bir tedavi isteyebilirsiniz. Bazı radyoterapi uygulamalarında nadir de olsa cildinizin bütününde bozulma olabilir. Bu durum genelde cildin katlanan bölgelerinde ortaya çıkar. Radyoterapi esnasında tedavi gören bölgedeki cildinize ekstra özen göstermeli ve hassas davranmalısınız.
Radyoterapi ruhsal durumunuzu etkiler mi?
Kanser tedavisi gören tüm hastalar tedavileri süresince değişik zamanlarda duygusal olarak zor dönemler yaşayabilirler. Endişe, bunalım, korku, sinir, yalnız ve yardıma muhtaç hissetmeniz normaldir. Radyoterapinin neden olduğunu bitkinlik ve hormon dengenizde ki değişiklikler ruhsal durumunuzu etkileyebilir ama tedavinin kendisi direkt olarak duygularınızı etkilemez. Yakın arkadaşlarınız, aile bireyleriniz veya bir psikolog ile hissettiklerinizi konuşmak sizi rahatlatabilir. Ayrıca, kendinizi rahat hissettiğiniz destek gruplarına katılarak benzer sorunlar yaşayan kişilerle konuşmak da sizi rahatlatabilir.
Ağız bakımı
Baş ve boyun bölgesindeki kanserlerin radyoterapi ile tedavisi dişlerinizde çürük oluşma olasılığını arttırır. Ağız sorunlarını önleyici bir bakım rutini tedavinizin önemli bir parçasıdır. Radyoterapinizin devam ettiği müddetçe diş doktorunuz sizi daha sıklıkla görmek isteyecektir. Aşağıdaki önerilerimizin yanı sıra diş doktorunuzun tavsiyelerine uymayı ihmal etmeyin: - Diş ve diş etlerinizi yumuşak bir fırça ile günde en az 4 kez (yemeklerden sonra ve yatmadan önce) fırçalayın. - Aşındırıcı içermeyen florlu diş macunu kullanın. - Hastalanmadan önce diş ipi kullanıyor iseniz, günde bir kez mumlu diş ipi kullanın. - Dişinizi fırçaladıktan sonra ağzınızı nazikçe tuz ve karbonat solüsyonu ile çalkalayın. Solüsyonu büyükçe bir bardak ılık su, yarım çay kaşığı tuz ve bir tatlı kaşığı karbonat ile hazırlayabilirsiniz. Bu karışımdan sonra ağzınızı temiz su ile tekrar çalkalayın.
Ağız ve boğaz sorunları ile başa çıkmak
Radyoterapinin ikinci veya üçüncü haftasında ağzınızda ve boğazınızda yanma hissi olabilir. Bu durum tedaviniz bittikten bir ay kadar sonra düzelir. Ağzınızda kuruluk hissi olacağı için yutkunmakta zorlanabilirsiniz. Doktorunuz ya da diş hekiminiz size sıkıntılarınıza karşı ürünler önerebilir. Eğer takma diş kullanıyorsanız, eskisi gibi uymayabilirler. Bu bölgeye uygulanan radyoterapi nedeniyle tükürük bezleriniz çok iyi çalışmayabilir. Bu nedenle ağzınızı fazla kuru hissedebilirsiniz. Ne yazık ki ağzınızdaki kuruluk hissi tedaviniz bittikten sonra da devam edebilir. Bu yan etkiyi azaltmak için bir takım ilaçlar mevcuttur. Gün boyunca serin içecekler içmek yardımcı olabilir.
Göğüs bölgesine radyoterapi yapıldığında ne gibi yan etkileri olur?
Göğüs bölgesine yapılan radyoterapi bazı değişikliklere neden olabilir. Örneğin, yutkunmanın zorlaştığı ve acı vermeye başladığını hissedebilirsiniz, öksürmeye başlayabilirsiniz ve ateşiniz çıkabilir. Öksürdüğünüz zaman balgamınızın miktarının ve renginin farklı olduğunu görebilirsiniz. Nefesin daralması da sık yaşanan durumlardan biridir. Eğer bu belirtilerden herhangi birini gösteriyorsanız tedavi ekibinize haber vermelisiniz.
Meme kanserine karşı radyoterapinin yan etkileri nelerdir?
Meme kanserine karşı uygulanan radyoterapinin en olağan yan etkileri halsizlik ve ciltteki değişimlerdir. Kol hareketlerinizin kısıtlı olduğu durumlarda, doktorunuza ve hemşirenize kolunuzu rahat oynamak için yapabileceğiniz egzersizler hakkında danışabilirsiniz. Diğer yan etkiler göğsünüzün veya göğüs ucunuzun acıması ve cildin kızararak renginin koyulaşmasıdır. Cilt renginin koyulaşması dışındaki yan etkilerin çoğu 4 ila 6 hafta arasında kaybolur, cildin eski rengine dönmesi 6 ayı bulabilir.
Radyoterapinin mide ve karın bölgesine etkileri nelerdir?
Mideniz veya karnınızın bir bölgesinden radyoterapi alıyorsanız, karın ağrısı, bulantı veya ishal gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Doktorunuz bu sorunlarla başa çıkmak için çeşitli ilaçlar önerebilir.
Pelvis bölgesinden alınan radyoterapinin yan etkileri nelerdir?
Pelvis bölgesinden radyoterapi alıyorsanız daha önce bahsedilen bazı sindirim problemlerini yaşamanız muhtemeldir. Bunların yanı sıra idrar yollarında tahriş hissedebilirsiniz. Bu durumda bol bol sıvı almanız rahatsızlık hissini azaltır. Kafeinli ve gazlı içeceklerden uzak durmalısınız. Radyoterapinin cinsel ve üreme organlarına etkileri hangi bölgenin ve organların radyoterapi ışınlarına maruz kaldığı ile ilgilidir. Radyasyon dozuna bağlı olarak, pelvis bölgesinden radyoterapi alan kadınlarda adetten kesilme ve vajinal kaşıntı, kuruluk ve yanma gibi menapoza benzer belirtiler görülebilir.
Radyoterapinin doğurganlığa etkileri
Çocuk yapma yaşlarında bir kadınsanız doktorunuzla doğum kontrol ve doğurganlık konularını mutlaka konuşmalısınız. Radyoterapi süresinde kesinlikle hamile kalmamalısınız çünkü radyoterapi fetüse, özellikle de ilk 3 ay zarar verebilir.
Ağrı varsa ne yapabilirsiniz?
Radyoterapi kendisi ağrı vermez. Radyoterapi hastalığınıza bağlı ağrının palyasyonu için kullanıldığında ağrınız belirgin olarak azalsa da bazen ağrı giderici etkisinin ortaya çıkmasında gecikme olabilir. Ağrınızı azaltmak için radyoterapi ile tedavi edilmiş bölgeye ısı veya sıcak kompres uygulamayın.
Radyoterapiye takiben kendinize nasıl bakmalısınız?
Radyoterapi gören hastalar kısa bir süre için bile olsa tedavi esnasında aldıkları özel bakıma devam etmelidirler. Tedavi bölgesindeki tahriş tamamen ortadan kalkana kadar cildinize özen gösterin ve hassas olun. Tedavi bölgesindeki izleri keseleyerek vb. çıkartmaya çalışmayın. Tedaviniz bittikten sonra da eskisinden daha çok dinlenmeye ihtiyacınız olduğunu hissedebilirsiniz. Geceleri daha fazla uyumaya çalışın ve ihtiyacınız oldukça kestirin.
Doktora ne zaman gidilmeli?
- Zamanla kaybolmayan, hep aynı yerde oluşan bir ağrınız olduğunda, - Yeni ve beklenmedik bir yumru veya şişli ortaya çıktığında, - Mide bulantısı, kusma, ishal veya iştah azalması olduğunda, - Açıklanamayan kilo kaybı olduğunda, - Bitmeyen ateş veya öksürüğünüz olduğunda, - Anormal kızarlık, morarma veya kanama olduğunda.
İşe ne zaman başlayabilirsiniz?
Bir çok kişi radyoterapi seansları kısa olduğundan, çalışmaya devam etmeyi tercih eder. Ancak, işinize ara verdiyseniz de, kendinizi rahat çalışabilecek gibi hissettiğinizde geri dönebilirsiniz.
Online Randevu Doktorunuza Sorun
© 2016 Neolife Tıp Merkezi bir Bozlu Holding kuruluşudur.